Kralların Yolu

Fırtınaışığı arşivi Brandon Sanderson’ın Kozmer evreniyle ilgili en çok bilgi barındıran serisidir. Ayrıca çok sayıda foreshadowing barındırıyor. Ben de üçüncü kitabın Türkiye’de yayımlanmasına çok kısa süre kala ilk iki kitaptan çıkarabildiğim bütün foreshadowingleri ve teorileri listelemeye karar verdim. Bu yazıda Kralların Yolu’nda bulabildiklerimi toplayacağım.

 DİKKAT BU YAZIDA TÜRKÇEDE YAYIMLANAN TÜM BRANDON SANDERSON KİTAPLARI İLE İLGİLİ SÜPRİZBOZAN (SPOİLER) VARDIR.

Not: Benim alıntıladığım sayfa numaraları kitabın büyük boyutlu baskısından alınmış olup küçük boyutlu yeni baskı kitapta sayfa numaraları farklıdır.

Öncelikle bu yazıda bahsedeceğim önemli karakterler olaylar ve yerlerle ilgili bir sözlük hazırladım hafızanıza güveniyorsanız geçebilirsiniz.

  • Sayfa 15 Ön Söz : “Kanlar birbirine karışıyordu. Kırmızı. Turuncu. Eflatun.”

Pareshendi’ler turuncu kana sahip. İnsanlar kırmızı kana sahip. Peki eflatun neyin kanı? Parlayan sözlerde Balat’ın baltatazısı dövüştürdüğü bölümde öğrendiğimize göre baltatazılarının kanı eflatun yani baltatazıları da parshmenler gibi aslen savaşçı olan bir ırkın körelmiş üyeleri olabilir.

  • Sayfa 105 Bölüm 7 : “Hatıralar üstüne saldırdı. Nan Balat bereli ceketi yırtılmış. Kendi elinde uzun gümüşi bir kılıç, taşları sanki suymuş gibi kesebilecek kadar keskin.”

Shallan bir parekılıcı olduğunu hatırlıyor.

  • Sayfa 141 Bölüm 11 : “On altının üçü yönetiyordu ama artık Kırık Olan hakim.”

On altının üçü derken kast ettiği Roshar’daki üç pare yani Tanavast (Şeref), Rayse(Garaz) ve ?(Terbiye) (Y.N.: Terbiye nin gerçek ismini henüz bilmediğimiz için ? olarak geçtim) . Kırık olan derken kast ettiği ise Şeref’i öldüren Garaz olmalı.

  • Sayfa 153 Ara Söz 1 : “Üç taneydiler. İki tanesi koyu derili Makabaki’ydi ama İshikk’in gördüğü en garip Makabakilerdi. Irklarının çoğu ufak ve ince kemikliyken bunların bir tanesinin kolları ve bacakları kalındı ve kafası tamamen keldi. Diğeri daha uzundu ve kısa koyu saçlı, kaslı ve geniş omuzluydu. Kafasında ishikk onlara Huysuz ve Dobra diyordu. Üçüncü adamın bir alethi gibi açık renkli ve bronzlaşmış derisi vardı. Ama onda da bir gariplik var gibi görünüyordu. Gözlerinin şekli yanlıştı ve şivesi de kesinlikle alethi değildi. Selay dilini diğer ikisinden daha kötü konuşuyordu ve çoğunlukla da sessizdi. İshikk ona da düşünür diyordu.”
  • Sayfa 155 Ara Söz 1 “Bu Hoid’i her kim ise, neden aradıklarını merak etme zahmetine girmiyordu.”
  • “Huysuz en arkadaydı. Çok memnuniyetsiz görünüyordu. “Neredesin Avare? Ne aptal bir arayış bu.”Sonra kendi dilinde ekledi, Alavanta kamaloo kayana.”

“Kayana” , Elantris’teki Galladon’un çok sık kullandığı ve deli anlamına gelen bir kelime. Yani kitaptaki Huysuz karakteri çok yüksek ihtimalle aslında Elantris’teki Galladon. Bu da Sanderson evrenindeki diğer gezegenler arasında yolculuk yapabildiğini gösteriyor. Ayrıca Dobra karakterinin tanımı birebir “Beyaz Kum” çizgi romanındaki Baon, Düşünür karakterinin tanımı ise Sissoylu serisindeki Demoux ile aynı. Yani Dobra ve Baon Sandorson’ın diğer evrenleri arasında yolculuk yapabilen ve farklı kitaplarında yer verdiği karakterlerdir.

  • Sayfa 247 Bölüm 18 : “Ati bir zamanlar nazik ve cömert bir adamdı ve onun ne hale geldiğini gördün. Öte yandan Rayse, hayatımda gördüğüm en tiksindirici, düzenbaz ve tehlikeli kişilerden biriydi.”

Ati Sissoylu serisindeki Harap’ın adıydı Rayse ise Fırtınaışığı serisindeki Garaz.

  • Sayfa 256 Bölüm 18 : “Yokbağlama karanlık ve kötü bir şeydir ve onun özü de geleceği keşfetmeye çalışmaktı.”

Yokbağlama çok yüksek ihtimalle Parshendilerin form değiştirmesi ve Pareshendilerin eskiden girebildiği unutulmuş formlardan biri geleceği görmeyi sağlıyor.

  • Sayfa 281 Bölüm 21 : “Dediklerini kanıtını görmek için sadece Sel’e yaptığı kısa ziyaretin akıbetine bakmak bile yeterli.”

Sel Elantris’in geçtiği dünya ve bahsedilen ziyaret Reod olabilir ama ben böyle düşünmüyorum.

  • Sayfa 291 Bölüm 22 : “O felaketi görmezden gelmiş olman olasılığına karşı, bil ki Aona ve Skai’nin ikisi de öldü ve sahibi oldukları da Yongalandı.”

Aona kelimesi Aon ile aynı kökten gibi duruyor. Ayrıca Skai kelimesi de Elantriste Dilaf’ın bir cümlede bahsettiği Skeeze aynı kökten gibi duruyor. Elantriste nasıl Seon yapıldığıyla ilgili hiç bilgi olmamasının sebebi Seonların , Sprenlerin aslında Şeref’in parçaları olması gibi, Aona’nın parçaları olması olabilir. Skeezeler de Skai’nin parçaları olabilir. Bu da Aona ve Skai’nin Reod’dan önce öldüğü anlamına gelir.

  • Sayfa 330 Bölüm 26 : “Takip ediliyorum. Onyedinci Pare’den arkadaşların olduğundan şüpheleniyorum. İnanıyorum ki hala kayıplar; onlar için bırakmış olduğum sahte izi sürüyorlar.”

Bu notları yazanın Hoid olduğunu ve Safgölde Hoid’i arayan üç adamın bu Onyedinci Pare denen gruptan olduğunu düşünüyorum.

  • Sayfa 620 Bölüm 49 : “Dabbid (çoğu zaman olduğu gibi) yan tarafta dikilmiş özel olarak herhangi bir şeye bakmıyordu. Ona her ne olduysa, sıradan savaş şokundan çok daha beter bir şeydi.”

Burada Dabbid’in başına gelen şey ikinci kitaptaki Taravangian bölümünde bahsedilen heyecan.

  •  Sayfa 636 Ara Söz 7 : “Baxil rahatsız bir şekilde onu izledi. Burası zengin bir adamın hürmetini göstermek için Kadasix’lerini betimleyen eserler koyduğu yer olan Kutsal Koridordu. Hanım birinci sanat eserine doğru yürüdü. Resim, Rüyaların Leydisi Epan’ı betimliyordu. Çok güzeldi, siyah tuval üzerinde altın yapraklardan işlenmiş bir başyapıttı. Hanım destesinden bir bıçak aldı ve resmin yüzeyini baştan aşağı yardı. Baxil irkildi ama bir şey söylemedi. Hanımın sıradan bir şekilde sanat eserlerini yok etme şekline neredeyse alışmıştı ama bunun nedeni hakkında hâlâ bir fikri yoktu, ikisine de çok iyi para veriyordu ama.”

Buradaki hanım bence elçilerden biri . Yüksek ihtimalle Shalash çünkü ikinci kitapta Lift saraya girdiğinde saraydaki tablolarda sadece Shalash resimleri parçalanmıştı yani kendi resimlerini parçalıyor.

  •  Sayfa 638 Ara Söz 8 : “Bilinçsel Âlem’de yemek yiyip yemediklerini merak ediyorum. Orada bir yiyecek kendisinin olduğunu düşündüğü şey mi? Shadesmar’ı ziyaret ederken kimse bir şeyler yemiş mi bulmak için okuyup bakmam gerekecek.”

Bazı araştırmacı ardentler Shadesmar’ın ne olduğunu biliyorlar. Benim gördüğüm kadarıyla Alethkar ve Jah Keved bu olaylarla ilgili en az bilgiye sahip toplumlar ve biz de seriyi bunların bakış açısından okuyoruz.

  •  Sayfa 672 Bölüm 54 : “Dokuzun yükü benim oldu. Neden hepsinin çılgınlığını ben taşımak zorundayım? Ah Yaradan, kurtar beni. ”

Talanel’den bahsediliyor.

  • Sayfa 673 Bölüm 54 : ““Biliyorum,” dedi Akıl, sonra da doğrudan ona baktı. “Adonalsium.” Dalinar kaşlarını daha da çattı. “Ne?” Akıl onun yüzünü inceledi. “Bu terimi hiç duymadın mı, Dalinar?” “Ado…ne?” “Hiçbir şey,” dedi Akıl.”
  • “Bunu bir adama da yapabilir misin merak ediyorum. Küçük küçük, duygu duygu, kanlı kanlı parçalarım koparabilir misin? Sonra da bunları başka bir şey şeklinde geri birleştirebilir misin, bir Dysian Aimianı gibi?”

Adonalsium kozmer ilk oluştuğunda zamanki tanrıydı. Sonra bilinmeyen sebeple 16 parçaya ayrıldı. Bu parçalara Pareler deniyor ve bunların her biri Adonalsium’un bir özelliğini temsil ediyor. Bu Pareler Adonalsium ölünce insanların eline geçiyor geçtiği zaman da bu insanlar da başka dünyalarda hayat yaratıyorlar. Hoid ise Adonalsium’un yeniden birleştirilmesinden bahsediyor. Duygu duygu demesi bunu kanıtlıyor.

Örnekler : Sissoylu : Ati (Harap), Leras(Muhafaza), Fırtınaışığı : Tanavast(Şeref), Rayse(Garaz), ? (Terbiye), Elantris : Aona(Özveri), Skai(Hakimiyet).

  • Sayfa 745 Bölüm 58 : “Asılı duruyorum son boşluğun üstünde, dostlar arkada, dostlar önde, içmek zorunda olduğum ziyafet yüzlerinde asılı duruyor ve söylemek zorunda olduğum kelimeler aklımda alevleniyor. Eski yeminler yeniden edilecek. ”

Bu sözler Kaladin’in kitabın sonunda yaşadıklarının aynısı. Son boşluk uçurum, arkadaki dostlar diğer köprücüler ve Sadeas, öndeki dostlar Dalinar ve askerleri, içmek zorunda olduğu ziyafet ise Fırtınaışığı.

  • Sayfa 793 Bölüm 64 : “Çukurdan geliyorlar, iki ölü adam, ellerinde bir kalp ile. Ve ben biliyorum ki gerçek şanı gördüm. ”

Bu sözler ikinci kitapta Kaladin ve Shallan’ın uçurumdan uçurum şeytanı kalbiyle çıkmalarını sembolize ediyor.

  • Sayfa 849 Bölüm 69 : “Her şey benden uzaklaşıyor. Hayatımı kurtarmış olanın karşısında duruyorum. Sözlerimi öldürmüş olanı koruyorum. Elimi kaldırıyorum. Fırtına cevap veriyor. ”

Bu sözler Kaladin’in ikinci kitabın sonunda yaşadıklarını sembolize ediyor. Hayatını kurtarmış olan Moash, sözlerini öldürmüş olan ise Elhokar.

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *